16 Nisan 2008 Çarşamba

değerinden eksiğine bozdurulmuş kaç hayat sığar gözlerimdeki masala?


Regl sancılarıyla sarardığını umduğum yüzüme kan gelmesine (ki onca gidene rağmen) vesile olan namenizin kokusu hala saçlarımda desem:)
Dersteyim. Parçalanmışlıkları biriktirmeye alışkın ruhumda bir ayrıntıyı atlıyorum farkına vararak. Ayrıntısı olmayan hayatıma renk olsun diye.
Bu sıralar pek bi yeni yetme ergen modundayım. Emeklemeyen gidişlere bakakalmış ertelenmişlikler deryasında tutunduğum ince bir aşk olsa gerek
susuşlara eklenmiş öykülerinin çıplaklığına sarmalasan kirpiyi...
Dilek kiplerinin kibir deryasında boğulmaktansa yeşil gözlerinde ölmeyi denesem mi yoksa pasesivim.
Kendimizden vazgeçmezken vazgeçemediklerimizden medet umarız vazgeçişler için. Geçiş denemelerinde pek bir ısrarkeşim.
Kavramlara yüklenen anlamları anlamlandıramayacağımdan olsa bombok bir hayat çiziyorum her yere.
Çizimlerim de yazdıklarım kadar yersiz yurtsuz. Onlara olası bir dünya sunar mısın, sunarlar mı ki?

1 yorum:

passive dedi ki...

..ama bu gönderilmemiş mektuplarla böyle zamanlarda nasıl bir zulümdür yaptığınız sevgili yazar..halbuki ben gözyaşlarımla saflayıp yolluyorum namelerimi :)